• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sezaFM
  • https://www.twitter.com/@sezafm

Üyelik Girişi
Takvim
Yayın Akışı
05.00: Kuran-ı Kerim Hatmi 06.00: Kuran-ı Kerim Meali
07.00: Sabah Duası
07.35: Günün Sohbeti
08.05: Sesli Köşe'de Dün
09.00: Sabah Duası
09.05: Arkası Yarın
09.35: Kelamı Kibar
09.45: Lisanı Hal
10.00: Haber
10.05: Süleymaniye Dersleri
10.35: Nuray’la Tebessüm
11.00: Haber
11.05: Nuray’la Tebessüm
12.00: Haber
12.05: Camilerimiz 
12.35: Kuran-ı Kerim ve Meali
13.00: Haber
13.05: Seher Yeli
13.35: Arkası Yarın (T)
14.00: Haber
14.05: Peygamber İkliminden
14.30: Dua Vakti
15.00: Haber
15.05: Mesnevi Şerif
15.30: İslam Tarihi
15.45: Sözlük
16.00: Haber
16.05: Sesli Köşe
17.00: Haber
17.05: Hadislerle İslam-1
17.30: 1Soru 1Cevap (T)
17.35: Aşrı Şerif
17.45: Farkında mıyız?
18.00: Haber
18.05: Ummandan İnciler
18.35: İlmihal
19.00: Haber
19.05: Tefsir Saati
20.00: Feyzül Furkan Meali
20.35: Günün Sohbeti
21.00: Haber
21.05: Hatıralar
21.35: Okudukça
22.05: 1Soru 1Cevap (T)
22.10: İşin Aslı
22.15: Hadislerle İslam-2
23.00: Birden Bize
23.15: KEB ile İNSAN
00:00: Sesli Köşe (T)
01:00: Buhari Şerif
02:00: Kuranı Kerim Meali
03:00: Günün Sohbeti (T)
03.30: Dua Ve Zikirler
Harem-i Şerîf CANLI







Murat Çiydem
sagduyun@hotmail.com
Sevgi Coşku Halinde Olunca
22/12/2017

“O zamandaki yahudilerden bir tanesi, yahudi olan bir arkadaşına demiş ki:” İzheb binâ ilâ-hâze’n-nebiyyi: “Şu peygamber olduğu söylenen zâta bizi götür bakalım! Sen daha önceden tanışmıştın, gitmiştin, yolu biliyorsun, teşrifat usûlünü biliyorsun; haydi bizi oraya götür!” demiş. 

Fe-eteyâ resûlallâhi sallallahu aleyhi ve selleme: “İkisi birden Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldiler.” Fe-seelâhu an-tis’i âyâtin beyyinâtin: “Ona dokuz âyât-ı beyyinâtı sordular. Allahu Teâlâ hazretlerinin Musa aleyhisselam’a verdiği dokuz kıymetli özelliği, âyât-ı beyyinâtı sordular.” 

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de onların hepsine gerçeği olduğu gibi anlattı, doğru bilgileri verdi. Onların asıl bozulmamış kitaplarında yazıldığı şekilde gerçek bilgileri verdi.

Halbuki Peygamber Efendimiz ümmî. Tevrat’ı, İncil’i okumuş, çalışmış, tederrüs etmiş değil ama Allah bildirince, en doğru kaynaktan en doğru bilgileri verdi. Onlar hayran kaldılar, şaşırdılar, mest oldular, tatmin oldular. İşte bundan sonra bazı noktalara işaret edeceğim, birkaç bakımdan önemli. 

Fe-kabbelâ yedehû: “Resûlullah’ın elini öptüler.” 

Tamam, el öpmek Türklerde de âdet; çünkü dedelerimiz âdetlerini İslâmlaştırmışlar, yaşamları müslümanca. Bilgili olanları İslâm’dan gayrı şey yapmamışlar. 

Ve riclehû: “Resûlullah’ın bir de ayağını öptüler.” 

Resûlullah’ın elini öpmüşler, bir de ayağını öpmüşler. Sevgi coşku hâlinde olunca, taşınca, o zaman böyle oluyor; el de öpülüyor, ayak da öpülüyor. 

Şimdi bunu niye böyle bastıra bastıra söylüyorum. Çünkü, benim bu aldığım hadîs-i şerîfler sahih kaynaklarda ve muteber alimlerin rivayet ettiği kitaplarda yazılı; zayıf rivayetler değil. Bazıları el öpmenin karşısında … Gitmişler şu memlekette, bu memlekette biraz tahsil görmüşler; ondan sonra el öpmeye karşı. 

“Neden karşısın kardeşim, niçin karşı çıkıyorsun? Sen İslâm’ı çok iyi biliyor musun, sen müftü müsün, çok büyük alim misin? Böyle büyük alimleri tenkit ediyorsun. Sen bizim dedelerimizin ne kadar büyük alimler olduğunu hiç biliyor musun? Onların yazdıkları kitapları hiç okudun mu? Onların bilgilerinin sende yüzde biri yok, binde biri yok! Sen nasıl tenkit ediyorsun?” 

“Efendim, işte öyle okuduk.” 

Yâhu sen otur şuraya bakayım, bir Arapça konuş, senin bir Arapça cümlende kaç tane hata var! Daha sen doğru düzgün tahsilini tamamlamamışsın, ilkokul tahsili gibi bir şey sayılır seninki. Sen kalkmışsın, Donkişot’un değirmenlerle savaşı gibi, allamelerle savaşmaya kalkışıyorsun. Alimleri beğenmiyorsun, mezhep imamlarını beğenmiyorsun, müçtehitleri beğenmiyorsun! 

Olmaz. 

Resûlullah’ın elini öpmüşler, ayağını öpmüşler. El öpmeye karşı çıkıyor, hâlâ bid’at diyor. Bid’at değil işte, sünnet; Efendimiz’in müsaade ettiği, yapılan bir şey. 

Sonra ne demişler?

Neşhedü enneke nebiyyün. “Tamam, şimdi biz de şehadet ederiz ki sen hakikî peygambersin, Allah’ın gönderdiği bir mübarek kimsesin!” dediler. 

Prof. Dr. Mahmut Es'ad COŞAN 



876 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Her Tembelliğin, Her İhmalin, Her Günahın Cezası Gelir. - 17/12/2017
Her tembelliğin, her ihmalin, her günahın cezası gelir. Müslüman ülkelere bakıyorsun, felaket üstüne felaket!.. Neden?
Tek Doğru Yol Var; O da Peygamber Efendimiz’in Sünnetine Sarılmak! - 14/12/2017
Bir müslüman için en önemli ilk nasihat, en önde söylenecek şey, Kur’ân-ı Kerîm’e sarılması; ikincisi de, Peygamber Efendimiz’in sünnetine sarılmasıdır. Çünkü .....
Sevgiye ve Birliğe Davet - 12/12/2017
Müslümanlar olarak, çok büyük problemlerle karşı karşıya bulunuyor, ciddi günler yaşıyoruz.
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret11654
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.93246.9602
Euro8.14248.1751
Saat
Faydalı Bağlantılar